Kayıt Ol

Go Back   Webmaster Forumu - Uğursuz > Uğursuz > Konu Dışı

Konu Dışı Konu Dışı olan bütün konularınızı buraya açabilirsiniz.



P*rnografi Hakkında gerçekler / Sanal bağlılık

Webmaster Forumu - Uğursuz sitesindeki Konu Dışı - Konu Dışı olan bütün konularınızı buraya açabilirsiniz. kategorisi altındaki P*rnografi Hakkında gerçekler / Sanal bağlılık isimli konuyu görüntülemektesiniz.


Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09-08-20, 22:39
Wercy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)  
Üyelik tarihi: 05-08-20
Bulunduğu yer: Turkey
Mesajlar: 41
Konular: 15
Aldığı Beğeni: 0
Standart P*rnografi Hakkında gerçekler / Sanal bağlılık

ALINTIDIR!


Şimdi her kes hayatının bir zamanında bu uyuşturucuyu almıştır ama şu an bile almaya devam edenleriniz vardır.***** genel hayat kalitenizi düşürür ve sizi var olduğunuzdan daha zayıf hale getirir.İster inanın , ister inanmayın ama bunu okuyan sen , evet sen bir bağımlısın ve bu bağımlılığını görmezden gelerek hiç bir zaman başarılı olamazsınız. Sizlere ilgi görürse devamını yapacağım bu makaleyi paylaşıyorum

P*rno İzlemenin Beyne Etkileri
Toplumumuzda cinsellik tabu olarak karşımızda dikiliyorken bununla ilişkili olan p*rnografi de aynı şekilde sıklıkla konuşmaktan kaçınılan bir konudur. Biz konuşmuyoruz belki ama dünyada her 39 dakikada bir ***** filmi çekiliyor. ***** endüstrisi artık o kadar büyüdü ki CNBC'nin tahminlerine göre sadece Amerika'da 13 milyar dolara ulaştı. Genellikle görsel öğelerle izleyiciye hitap eden pornografi izleyenlerin beyninde de kaçınılmaz olarak bir iz bırakıyor.
Dünyada pek çok üniversite pornonun beyinde nasıl bir değişime yol açtığını araştırıyor. Bunlardan bazılarını daha önceden yazmıştık. Örneğin ***** izlemek boşanma oranlarını artırıyor. Amerika'da Arkansas Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada binlerce insan üstünde anket yapılıyor. Ankete 5698 kişi katılırken bunlardan 1681’i ***** izlediğini belirtmiştir. Verilen yanıtları ve kişilerin özel hayatlarını inceleyen araştırmacılar boşanma oranının erkeklerde 5%’ten 10%’a, kadınlarda ise 6%’dan 18%’e çıktığını saptıyor. ***** izleyen kişilerde boşanma oranlarının bu kadar artması oldukça dikkat çekici bir oran. Ancak bu tür çalışmalarda kültürel farklılık büyük önem taşıdığını belirtmekte fayda var.
***** videolarının kişileri nasıl etkilediğini anlamak için öncelikle uyaranın geldiği beynin görsel sistemine bir bakmalıyız. Tahmin edeceğiniz gibi görme olayı çok karışıktır. Gözden giren fotonlar nöronlar tarafından elektriksel sinyale dönüştürüldüğünde hormonal sistemimiz, biyolojik saatimiz, frontal göz alanları gibi çok sayıda beyin bölgesi bu sinyalleri alır ve işler. Sinyallerin işlenmesi sırasında ise çeşitli duygular ortaya çıkar. Karşınıza bir anda yılan çıktığınızda amigdalanın hemen faaliyete geçip korku duygusunu oluşturur. Hem de belleğe kalıcı bir şekilde yazılan güçlü bir korku duygusu. Gökyüzünde gördüğünüz kuşlar siz de herhangi bir tepki oluşumunu tetiklemez. ***** izlemek de tam bu esnada beynin işleyişine müdahale ediyor. ***** izlerken beynin bazı kısımları kapanıyor. Neden olduğuna bir bakalım
Beynin görsel olarak aktif iş yaptığı zamanlarda görsel bilgiyi işleyen bölgelere daha fazla kan gider. Nöronların enerji ihtiyacı için oksijen ve glikoz bu şekilde sağlanır. Bir Robin Williams filmi izlediğinizde birincil görsel korteks (V1) daha fazla kan çekiyor ama film açık seçik olduğunda beklenen olmuyor. Enerji başka bir yerde başka bir iş için daha fazla harcanıyor: cinsel uyarılma.
Bir seks sahnesi gördüğünde beyin ekranın tüm ayrıntılarıyla ilgilenmiyor. İlgilendiği kısımlar belli başlı temel parçalar. ***** özünde insanın en temel dürtülerinden biri olan üreme içgüdüsünü uyandırdığı için gerçekten güçlü bir uyarandır. Görsel olarak beyne iletilen pornografik uyaranlar beynin duygusal yapısını harekete geçirir. Bir ***** izlerken odanın kenarında duran çiçeğin cinsini bilmenize gerek yoktur. Odak noktası genelde tam ortadadır.
Hollanda'da Groningen Tıp Merkezi'nde çalışan araştırmacılar anksiyete (anxiety) ve uyarılma (arousal) arasındaki duygu dengesine bakıyorlar. Limbik sistem anksiyete halinde veya uyarılmış halde bulunabilir. Araştırmacı Gert Holstege bu noktada önemli bir tespit yapıyor. Beyin iki durumdan birinde bulunabilir, ikisinde de bulunmayabilir ama hem anksiyete hem de uyarılmış halde bulunamaz. Ekip orgazm esnasında beyinde anksiyete ile ilgili bölgelerin çalışmalarını durdurduklarını belirtiyor. Bu durum aynı zamanda cinsel isteğin az olmasının neden yüksek anksiyete ile bağlantılı olduğunu da açıklayabilir. Anksiyete orgazmı baltalıyor. Bir sahnede tehlike arayarak çevredeki görsel ayrıntılara odaklanırsanız uyarılmanız zorlaşır. Bu yüzden beyniniz ***** izlerken dikkat dağıtıcı ayrıntıları görmenizi engeller.
Çok tehlikeli durumlarda içinde bulunduğunuz durumdan başka hiçbir şey düşünemezsiniz, buna cinsel arzular da dahil. Türünüzü devam ettirmeden önce kendiniz hayatta kalmak zorundasınız. Cumartesi akşamı eve gidiyorsunuz, eşinize güzel bir hediye almışsınız ve gece için kafanızda müstehcen senaryolar kuruyorsunuz. Bir anda karşınıza sizi ısırmaya çalışan bir köpek çıktığında beyniniz tüm senaryoları siler ve savaş ya da kaç tepkisini başlatarak sadece tehlike uyaranına odaklanır.
Beyin görüntüleme çalışmaları cinsel içerikli resimler karşısında hangi bölümlerin aktif hale geldiğini hangilerinin ise susturulduğunu daha iyi görmemizi sağlıyor. Holstege katılımcılara cinsel içerikli resimler gösterdiğinde birincil görsel korteksin baskılandığını keşfetti. Doğrudan görme duyusuna hitap eden bir uyaran görsel korteksi uyarması gerekirken baskılıyor! Bu aslında bize üremenin ve cinselliğin ne kadar temel bir içgüdü olduğunu gösteriyor.
Ekip 12 sağlıklı, menopoz öncesi, heteroseksüel kadında yaptıkları çalışmada her bir kadına üç video seyrettirdi. Kadınlar cinsel istek ve uyarılmada menopoza bağlı değişimlerden korunmak için doğum kontrol hapı kullanıyordu. Pozitron emisyon tomografi (PET) olarak bilinen beyin görüntüleme tekniği ile her bir videodan sonra katılımcıların beyinlerinin nasıl tepki verdiği ölçüldü. PET'in çok avantajlı bir yönü var. Beyinde hangi bölge aktifleşiyorsa dakikalar içinde tespit edebiliyor ve bize gerçekçi sonuçlar veriyor.
Katılımcılara izletilen videolardan biri Karayip Adaları'ndaki deniz yaşamını anlatan bir belgeseldi. Diğer iki video ise pornografik öğeler içeriyordu. Videolardan birinde ön sevişme ve kadının elle uyarımı gösterilirken diğerin oral seks ve vajinal birleşme odaklıydı. Bu konuda yapılan önceki araştırmalar yoğun cinsel birleşmenin gösterildiği videoların ön sevişme konulu videolara nazaran daha güçlü bir fiziksel uyarılma yarattığını gösteriyor.
Ekibin yaptığı PET taramasında da yoğun erotik videoların -sadece yoğun erotizm içeren videolar- görsel kortekse giden kan akışında azalmaya neden olduğunu ve görsel korteks faaliyetinin azaldığını gösteriyor. V1 bölgesi hala aktif ama gerektiği kadar! ***** izlemenin haricinde bu etkinin görüldüğü başka işler de var. Örneğin bir araştırmada video izleyen katılımcılardan sözcükleri hatırlamak gibi görsel olmayan bazı işleri yapmaları istendiğinde görsel kortekse (V1) giden kan akışında hemen azalma oluyor.
Çalışmadan elde edilen sonuçları yorumlarken beyne giden kan akışında artma veya azalma olmadığının altını çizelim. Beyninizi ne kadar çalıştırdığınızın ne kadar enerji harcadığı ile bir ilişkisi yoktur. Zaten nöronların harcadıkları enerjinin çoğu sadece iyon dengesi için kullanılır. Örneğin, Na/K pompası nöronlarda enerjinin 70%'ini harcar. Beyin bölgeleri arasında ciddi bir rekabet vardır. Belirli bir miktar kan gelir ve bu kan en çok ihtiyaç duyulan bölgeye aktarılır. Cinsel içerikli sahneler izlerken beyin cinsel uyarılmayı artırmak için görsel kortekse giden enerjiden tasarruf yapıyor.
Holstege yaptıkları çalışmanın cinsel isteksizlik ve işlev kaybı açısından çok önemli olduğunu belirtiyor. Seks yaparken güvenli koşulların sağlanması ve anksiyetenin en aza indirgenmesi uyarılma ve libido açısından büyük önem taşıyor.


Kaynak: sinirbilim.org
  #2  
Alt 10-08-20, 11:24
MergenN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)  
Üyelik tarihi: 07-08-20
Mesajlar: 13
Konular: 1
Aldığı Beğeni: 0
Standart P*rnografi Hakkında gerçekler / Sanal bağlılık

Bırakın bu illeti kardeşlerim.
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:44.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions Inc.
 
cossinc.com cevrimsizbonus.net budsal.com tarafbahis.com

WEBMASTER FORUMU

Forum Adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.

 

Copyright © 2020